Aişe hanım Kabri

Aralık 8, 2011

Vefa, Atıf Efendi yazma Eserler Kütüphanesi karşı aralığında, Molla Şemsettin Güranî Camiî karşısındaki kabristanda objektifimize takılan 200 yaşında bir mezar taşı kitabesidir.

 Şefaat Ya Rasulallah /

Lâ İlâhe İllallah Muhammed’ur-Rasulullah /

Kimseye baki değildir çünki dehr-i sübut /

Gel oku ihlasla bir fatiha etme sükût /

El-Hac Emin Ağa’nın zevcesi /

Merhume cennet mekân Aişe /

hatun ruhiyçün fatiha /

Sene 1225

fi 22 C. (Cemziyelahir)

(24 Temmuz 1810)

 

 

Beyazıt Devlet Kütüphanesi Kitabesi

Ekim 31, 2010

Beyazıt Devlet Kütüphanesi, II.Abdülhamid döneminde ve Şahsi bütçesinden de ayırdığı para ile, 1884 yılında, Kütüphane-i Umumî-i Osmanî adı ile Türkiye’nin ilk Millî kütüphanesi olarak, dualarla açılmıştır. 2009 yılında 125.yaşını dolduran kütüphanede bugün 600.000 üzerinde eser istifadeye sunulmuş durumdadır.

Kitabe, Kütüphane’nin Kütüphane olarak kullanılmak üzere düzenlenmeye başlandığı tarih olan hicri 1300, Miladi 1882 tarihlidir. Kitabede tarih düşüren olarak Saib ismi geçmektedir. Bu zât, İlmiyle ve hafızasıyla dünyaca ünlü, Ayaklı kütüphanelerimizin başında gelen, Kütüphane-i Umumî-i Osmanî’nin ikinci Hâfız-ı Kütüb’ü olan İsmail Sâib Sencer midir bilmiyorum zîra İsmail Sâib Sencer, hicri 1313 tarihinde, kitabe tarihinden 13 sene sonra, kütüphane 2.Hâfız-ı Kütübü olarak göreve atanmıştır. Bilenler bizi de aydınlatabilirse memnun olurum.

Orta kitabe Celî Sülüs, sağdaki ve soldaki kitabeler Celî Ta’lik hattıdır.

Orta Kitabe

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kütübhane-i Umumî-i Osmanî
1300 (M.~1882)

Sağdaki kitabe

 

 

 

 

Şehinşah-ı devran, idüb himmet | umuma kütübhâne yapdı nigû /
Bu Abdülhamid Han’ın Âsârıdır | felek etse lâik buna serfürû /
Didi tam tarih Saib kulu | açıldı umûmî kütüphane bu

nigû: f. Güzel, iyi
felek: Gök
serfürû: f. Baş eğme

Soldaki Kitabe

 

 

 

 

Hazret-i Abdülhamid Han lütf idüb | yapdi bir darü’l-kütüb gayet güzel /
Ol Şehinşah-ı maarifperverin | ömrün efzun ide Hak Azze ve Celle /
Çakr-ı Saib didi tarihi tam | bu kütüphane-i umumî bî-bedel
1301 (M.~1883)

efzun: f. fazla, çok ziyade

Not: Resimler aşağıdan çekildiği için perspektifi düzeltmek adına fotoğraflarda düzenleme yapıldı, bu sebeple hatlarda bir miktar bozulma hissedilebilir.


Kanuni Sultan Süleyman Çeşmesi

Ocak 3, 2010

BuyukCekmeceCesme

İstanbul’da Büyükçekmece ilçesinde bulunan Kanuni Sultan Süleyman köprüsü, 1566 yılında, Kanuni Sultan Süleyman tarafından, Zigetvar Seferi’ne çıkarken Kurşunlu Han ve Kanuni Sultan Süleyman Köprüsü ile birlikte Mimar Sinan’a inşa ettirilmiştir.

Muhakkak hat ile yazılmış kitabesinde şöyle yazılıdır:

Kaçan bu çeşmesarı iddi bünyâd / Süleyman Han Sultan-ı muzaffer
Didi tarihin ânın ehl-i tarih / Yine akdı cihana ab-ı kevser

Sene 974 (M.1566)

Safranbolu Köprülü Mehmet Paşa Muvakkithanesi ve Mücevher Ebced

Aralık 21, 2009

Muvakkithane Kitabesi

Köprülü Mehmet Paşa’nın Safranbolu’da yaptırdığı, 1661 yılında ibadete açılan Camii avlusundaki, Kütüphane ve Muvakkithane’den, Muvakkithaneye ait kitabedir. Kitabede Ta’lik yazı ile şöyle yazılmıştır:

Bu vakfî Köprülüzade Mehmed Paşa merhumun | olub bünyad kıldı cümle ehl-i beldeyi ihya /
Yapıldı camisi yanına bir de kütübhane | bekâda ruh-i pakın rahmete gark eyleye Mevlâ /
Tanin-endazdır her saatin rakkasi gerdune | Bu yerlerde nazirin görmemişdir din ü dünya /
Mücevher saat-âsâ bak Kerîmi yazdı tarihin | Bina oldu ne alî bu muvakkithâne-i valâ /
H.1274 M.~1857

Kitabenin tarihi, sadece Noktalı harflerin hesaba alındığı mücevher ebced hesabı yöntemiyle düşülmüştür.

Tarihin noktalı olarak düşürüleceğine önceden mu’cem, cevher, cevherîn, cevâhir, mücevher, gevher, güher, menkût gibi
sözlerle işaret edilir. Burada, son satırdaki Mücevher kelimesi ile buna işaret edilmiştir.

Bu durumda kitabenin tarihi, “ Bina oldu ne alî bu muvakkithâne-i valâ” mısra’ındaki noktalı harfler hesaba alındığında; be(2) + nun(50) + ye(10) + nun(50) + ye(10) + be(2) + kaf(100) + te(400) + ha(600) + nun(50) = 1274 Hicri olarak bulunur. Bu da Milâdî 1857 senesine denk gelir.

Kitabedeki bazı kelimeler:
tanin: tınlamak, çınlamak
tanin-endâz: çınlayan, tınlayan
saat-âsâ: saat gibi
muvakkithane: zaman ölçümü yapılan yer, vaktin tayin edildiği yer
nazir(e): denk, eş, örnek, benzeyen
gerdun: dünya, felek

Üsküdar Mevlevîhanesi Şerife hanım kabri

Şubat 1, 2009
SerifeHanim_01

SerifeHanim 1

SerifeHanim_02

SerifeHanim 2

Üsküdar İmrahor, Ayazma mahallesi, Doğancılar caddesi üzerinde bulunan Üsküdar Mevlevîhanesi hazîresinde medfun bulunan Üsküdar Mevlevîhanesi yedinci(?) postnişîni Ahmed Arif Efendinin kızı Şerife hanımın, güzel bir hanım mezar taşı başlığı örneği de olan mezar taşı kitabesinde Ta’lik yazı ile şöyle yazmaktadır:

Ya Hazreti Muhammed Mevlâna Celâleddin-i Rûmî /

Üsküdar Mevlevîhanesi /
Postnişini Reşadetlû /
Ahmed Arif Efendi /
hazretlerinin kerîmesi /
ve Hafız Süleyman efendinin /
halîlesi merhume ve mağfurleha /
Şerife Saliha Hermez? hanımın /
Ruh-ı şerifi içün e’l-Fatiha /
fi 15 sene 1284 Safer (17 Haziran 1867) /
nemekahu Mısrî

Albaraka Türk Hat Yarışması – Celi Ta’lik ikincisi

Kasım 25, 2008

talik-tahsin-kurt

Albaraka Türk 2008 Hat Yarışmasında Celi Ta’lik dalında maalesef birinciliğe laik bir eser bulunamadı. Tahsin Kurt bey’in Celi Ta’lik kıtası ikincilik ödülünün sahibi oldu. Kıtada şöyle yazılıdır:

Susuz değirmenlerin ne ile döner çarhı /

Kerem etmeyen beyin fakirden nedir farkı

Albaraka Türk Geleneksel Hat Yarışması 2008

Kasım 24, 2008

al-baraka-turk-yarisma_rYardımseverlik temalı 2008 Albaraka Türk Hat Yarışması sonuçlandı. Kazanan sanatçılara buradan ulaşabilirsiniz.

Dereceye giren eserler Ayasofya Camii müzesinde Üst Galeride (üst kat) 30 Kasım 2008′e kadar sergilenecek.

Eserlerin küçük boyutta resimlerinin yer aldığı sergi broşürünü PDF olarak buradan indirebilirsiniz.

2005 yılında düzenlenen ilk Albaraka Türk Hat Yarışması eser kataoğuna da PDF olarak buradan ulaşabilirsiniz.

ayasofyaustgaleri

Geleneksel Türk Kitap Sanatları: Bugünün Ustaları Sergisi

Kasım 1, 2008

Tüyap, 27.İstanbul Kitap Fuarında 2010 İstanbul Avrupa Kültür Başkenti Ajansı tarafından düzenlenen “Geleneksel Türk Kitap Sanatları: Bugünün Ustaları” sergisi bugün (01.11.2008 Cumartesi) sanatseverlerle buluştu.

Sergide, Ebru, Hüsn-i Hat, Tezhib, Minyatür, Ciltçilik alanlarında Alparslan Babaoğlu, Sadrettin Özçimi, Davut Bektaş, Osman Özçay gibi günümüz ustalarının ellerinden çıkan çok kıymetli eserler sergileniyor.

Beylikdüzü Tüyap Fuar merkezinde, 27.İstanbul Kitap Fuarı bünyesinde 6.Salon 102A standında bulunan sergi, 1-9 Kasım tarihleri arasında gezilebilecek.

Soldaki resimde Davut Bektaş hocanın Celî Sülüs Besmelesi önünde, sergide eserleri bulunan ustalar ve emeği geçenler görülüyor.

Sülüs, Nesih, Ta’lik ve Divanî’de Sıhhât

Ekim 27, 2008

Kıymeti kaybedildiğinde anlaşılan nimetlerin başında gelen ve yitirildiğinde başka hiçbir şeyde kıymet bırakmayan sağlıkla ilgili, Kanunî Sultan Süleyman’ın anlam dolu gazelinin, Yazının devamını oku »

Hattat Davut Bektaş

Ekim 26, 2008

Günümüz Hüsn-i Hat ustalarından Davut Bektaş hocanın, kendi eserlerini, Şevki Efendi’nin ve Bakkal Arif Efendi’nin Meşk Murakkalarını yüksek çözünürlükle istifadeye sunduğu sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

Sol tarafta görünen eser, Davut Bektaş hocanın Müsenna Celî Sülüs bir istifidir. Ya Vedûd yazılıdır.

Vedûd, Allah’ın (c.c.) isimlerinden birisidir ve Seven, bütün mahlukatın hayrını isteyen, onlara ihsan eden anlamını taşır.

Klâsik Türk Sanatları Vakfı

Ekim 12, 2008

12 Klasik Türk Sanatı dalında, ve beraberinde Temel Sanat Bilgisi, Sanat Tarihi ve Osmanlıca gibi Klasik Sanatları tamamlayıcı dallarda da ders verecek olan, “Klasik Türk Sanatları Vakfı”, 11 Ekim 2008 Cumartesi günü, Tarihî Üsküdar Mevlevîhanesi binasında derslerine başladı.

Web Sitesine bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Arapzâde Mehmed Esad Efendi

Ağustos 30, 2008

Mehmed Esad Efendi’nin, Divanyolu üzerinde Çarşıkapıdaki aile kabristanında Mehmed Sadullah Efendi ile yanyana duran kabri.

Fotoğrafta sağdaki mezar taşı Mehmed Esad Efendiye, soldaki ise Mehmed Sadullah Efendiye aittir.

Mehmed Esad Efendi’nin mezar taşı kitabesinde şöyle yazmaktadır:

Hûve’l-Hallaku’l-Bâkî /
Sadr-ı Rum-ı esbak Arabzâde /
Ârif Efendizâde Sadullah /
Edenfi mahdumu müderrisîn-i kiramdan /
merhum ve mağfurle Mehmed Es’ad /
efendinin ruhiyçün el-Fatiha /
sene 1218
fî 19 Muharrem (11 Mayıs 1803)

Arapzâde Mehmed Sadullah Efendi

Ağustos 30, 2008

Yesârîzâde Mustafa İzzet Efendi’nin talebesi olan Arapzâde Mehmed Sadullah  Efendi’nin Divanyolundaki Çorlulu Ali Paşa Camisi Hazîresindeki mezâr taşı kitâbesidir.

Kitâbede şöyle yazmaktadır:

Hüve’l Bakî /
Şeyhü’l-İslâm-ı esbak /
Arabzâde Ârif Efendi /
merhûmun necl-i mükerremleri /
reîsü’l-ulemâ sabık-ı sadr-ı /
Rumeli merhum ve mağfur /
el-hac Mehmed Sadullah efendi /
ruhiyçün el-fatiha /
sene 1259 (M.1843)

Merhum Ali Alparslan bey’in Osmanlı Hat Sanatı Tarihi

isimli kitabında Arapzâde Mehmed Sadullah efendi hakkında şu bilgiler verilmiştir:

Arapzâde Mehmed Sadullah Efendi [1180-1259 / 1767-1843]

Şeyhülislam Arapzâde Atâullah Efendi’nin torunu ve Mehmed Ârif Efendi’nin oğlu olan Mehmed Sadullah, dînî bilgiler yanında nestâ’lik adlı yazıyı merak ederek Yesârî Mehmed Es’ad’dan ders gördü ve 1208/1794’te icâzetnâme aldı. Babası gibi dînî bilgiler tahsil etmiş olduğundan zamanla İstanbul kadısı oldu. Daha sonra Anadolu ve Rumeli Kazaskerliği’ne getirildi. Son olarak reîsü’l-ulemâlık vazifesinde bulundu. Vefatında İstanbul’da Çarşıkapı’daki âile mezarlığında toprağa verildi.

Sanat hayatının ilk devresinde hocasının, son devresinde de Osmanlı Türk nestâ’lik ekolünü kuran Yesârîzâde Mustafa İzzet’in üslubuna bağlı olarak eserler vermiştir. Ünlü İranlı hattat İmâd’ı taklîden yazdığı bir kıt’ası TİEM 2497 numarasındadır. Bildiğimiz celî nestâ’lik levha ve kitâbelerinin bulunduğu yerler şunlardır: İstanbul’da Devlet Matbaası üstündeki “Dâru’t-Tıbâati’l-Âmire” ibaresi (1239/1823), Sütlüce Sa’diye Dergâhı (1252/1836) ve Kütahya Mevlevîhanesi kitâbeleri.

Hayâ

Temmuz 27, 2008

Celi Ta’lik ile yazılı kısım Peygamberimizin, hayânın ve utanmanın önemini vurgulayan hadis-i şeriflerinden bir tanesi olan, meâlen, “Utanmadıktan sonra dilediğini yap.” hadis-i şerifidir.

Alttaki Osmanlıca kısım ise, peygamberimizin Hayâ ile ilgili, “Utanmadıktan sonra dilediğini yap”, “Haya imandan bir şûbedir.”, “Haya ile iman, ikiz kardeştir. Biri giderse diğeri de gider.”, “İnsanlardan utanmayan, Allah’tan da utanmaz.” gibi hadis-i şeriflerine işaret eden Usulî’nin dörtlüğüdür. Şöyle yazılıdır:

Ger hayâ yoğise sende her ne kim dilersen et /

Bir kişide kim hayâ olmaya îmân olmaya /

Halktan eyle hayâ, Hak’tan utan ey ehl-i din /

Ger dilersen dîninin bünyâdı vîran olmaya.

Levha, Prof.Dr.Ali Alparslan hattı olup, Kültür ve Turizm Bakanlığı yayını olan “Kırk Hadis” isimli kitaptan alınmıştır.

Ziya Gökalp

Temmuz 17, 2008

Divanyolu üzerindeki II.Mahmud Türbesi hazîresinde medfun bulunan, aynı hazîrede bulunan Türk Ocağı’nın kurucularından, Türkçülükle ilgili eserleri ile meşhur Ziya Gökalp’e  ait mezar taşı kitabesidir. Kitabede şöyle yazmaktadır:

Büyük mürşid /
Ziya Gökalp burada yatıyor. /
Öldüğü gün milli bir matem günü oldu. /
Türk ocağı, onun aziz vücudunu, /
kendisini yetiştirmekle mağrur /
olan vatanın bu toprağına, ve mübarek /
hatırasını kendi kalbine gömdü. /

sene 1924

* Noktalama işaretleri, okunurluğu kolaylaştırmak için eklendi.

** Kabrin arkasındaki duvarda, kitabenin Türkçesi yazılı. Bu çeviride, 4.satırdaki “…onun aziz vücudunu…” kısmı “…onun aziz mevcudiyetini…” şeklinde yazılmış.


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.